SEVDİKLERİNİZE GÜL VERİN, GÜLÜNÜZ YOKSA GÜLÜVERİN!...

        SIKINTI YOK EFENDİLER, DERT İNSANA YOL GÖSTERİR. (Mevlana)


MATEMATİK DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIZ?

OKULDA BAŞARILI OLMAK İÇİN NE YAPMALIYIM ? 


 İÇ KONUŞMA


KONFOR ALANI


GENÇLER NE İSTER ?

SINAV KAYGISI NEDİR VE NASIL GİDERİLİR?

ETKİLİ ÇALIŞMA

ÇALIŞMAYLA İLGİLİ SÖZLER


YENİ YÖNETMELİK
 
ÖDÜL VE DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ


ONUR KURULU

ÖĞRETMENİM

ÖĞRETİM PROĞRAMI

KISA MATEMATİK TARİHİ

ANALİTİK DÜŞÜNME

ALTI ŞAPKA DÜŞÜNME TEKNİĞİ

DÜŞÜNME BİÇİMLERİ


MEB'den destekleme ve yetiştirme kursları e-Kılavuzu

2018 TYT VE AYT SORULARI VE ÇÖZÜMLERİ. YENİ YGS DENEME

YENİ LYS DENEME

YENİ YGS TEST

YENİ YGS TEST

2017 LYS MATEMATİK SORULARI

  2017  YGS  SORULARIDENEME YGS

YGS KİTAP 2 
YGS 
LYS 

YGS KİTAP 1 
YGS MATEMATİK

KOLAY GEOMETRİ

ORAN ORANTI

İNTEGRAL
 2017 MAT ve GEO KONULARI  

YENİ  9.SINIF MATEMATİK

YENİ 10.sınıf matematik

YENİ 11.SINIF MATEMATİK

YENİ 12.SINIF MATEMATİK

TYT VE AYT GEOMETRİ 1
2016 lYS MATEMATİK ÇÖZÜMLERİ

 

2016 YGS MATEMATİK ÇÖZÜMLERİ
2016 lYS GEOMETRİ ÇÖZÜMLERİ

 

YGS TÜM DERSLER


YGS DENEME SINAVLARI

KONU ÖZETLERİ

PERMÜTASYON  VE OLASILIK


LYS DENEME SINAVLARI

 

ACİL  TYT DENEMELER

ACİL  TYT DENEME ÇÖZÜMLERİ

ACİL MATEMATİK TYT FASİKÜL
GEOMETRİ TEST

 


12.SINIF ÇALIŞMA KAĞIDI

 

LYS MATEMATİK

 


TRİGONOMETRİ ÇÖZÜMLÜ

 


 
ÇOKGEN -DÖRTGENLER ÇÖZÜMLÜ

 


BÜTÜN DERSLER  EA  


YGS MATEMATİK TEST 


FİZİK

                                                        KARŞILAŞTIRMALI EĞİTİM SİSTEMLERİ    (PEGEM )


2016 KPSS GENEL YETENEK
2016 KPSS EĞİTİM BİLİMLERİ
KPSS
KPSSMAT2013
KPSSGYETENEK2012
KPSSGYETENEK2011

ALES
2013 YGS
2012 YGS
2011 YGS
2010 YGS
2013 LYS1
2012 LYS1
2011 LYS1
2010 LYS1
2009 ÖSS
2008 ÖSS

Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok az kalmış demektir.(Mevlana)

Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya.
(Mevlana)
Sabır; ağrıları dindiren acı bir ot gibidir. Hem can yakar hem de tedavi eder.(Mevlana)


ATATÜRK İLKELERİ

ATATÜRK VE MATEMATİK

ATATÜRK'ÜN GEOMETRİ KİTABI

ATATÜRK RESİMLERİ

ATATÜRK'ÜN FİKİR VE DÜŞÜNCELERİ

Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.(Atatürk)

Bilim, gerçeği bilmektir.(Atatürk)

Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.(Atatürk)

Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.(Atatürk)



KARŞI

Orhan Veli Kanık

Gerin, bedenim, gerin;
Doğan güneşe karşı.
Duyur duyurabilirsen,
Elinin kolunun gücünü,
Elle güne karşı.

Bak! Dünya renkler içinde!
Bu güzel dünya içinde
Sevin sevinebilirsen,
İnsanlığın haline karşı.

Durmadan işleyen saatlerde
Dişli dişliye karşı;
Dişlilerin arasında,
Güçsüz güçlüye karşı.
Herkes bir şeye karşı.
Küçük hanım, yatağında, uykuda,
Rüyalarına karşı.

Gerin bedenim, gerin,
Doğan güne karşı.

YILLIK PLANLAR   ZÜMRELER GÜNLÜK PLANLAR   MATEMATİK KONU ANLATIMI     GEOMETRİ SINAVLAR

9.SINIF MATEMATİK    10.SINIF MATEMATİK     11.SINIF MATEMATİK  12.SINIF MATEMATİK  MATEMATİK SUNULARI

 

 

 

ÇAP YAYINLARI      KARTEZYEN YAYINLARI     EKSEN YAYINLARI    KAREKÖK YAYINLARI    MATEMATİK KULÜBÜ YAYINLARI

İŞLEYEN ZEKA YAYINLARI     YAYIN DENİZİ    PALME YAYINLARI       SONUÇ YAYINLARI     ÜÇDÖRTBEŞ YAYINLARI

NİTELİK YAYINLARI

 

 

 

Rübai IV

Geçmiş günü beyhude yere yad etme
Bir gelmemiş an için de feryat etme
Geçmiş gelecek masal bunlar hep
Eğlenmene bak ömrünü berbat etme.

 Ömer Hayyam

 


Mutluluğun gözü kördür, yalnızlık sağır. Ondandır biri tökezleyerek yürür, öbürü uykusunda bile bağırır.
(Özdemir ASAF)
YAŞAMAYA DAİR 
  
1 
Yaşamak şakaya gelmez, 
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın 
                       bir sincap gibi mesela, 
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, 
                       yani bütün işin gücün yaşamak olacak. 
Yaşamayı ciddiye alacaksın, 
yani o derecede, öylesine ki, 
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, 
yahut kocaman gözlüklerin, 
                        beyaz gömleğinle bir laboratuvarda 
                                    insanlar için ölebileceksin, 
                        hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, 
                        hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, 
                        hem de en güzel en gerçek şeyin 
                                      yaşamak olduğunu bildiğin halde. 
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, 
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, 
           hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, 
           ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, 
                                      yaşamak yanı ağır bastığından. 
                                                                                     1947 
2 
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, 
yani, beyaz masadan, 
              bir daha kalkmamak ihtimali de var. 
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini 
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, 
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, 
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz 
                                en son ajans haberlerini. 
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için, 
                               diyelim ki, cephedeyiz. 
Daha orda ilk hücumda, daha o gün 
                           yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. 
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, 
                        fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz 
                        belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. 
Diyelim ki hapisteyiz, 
yaşımız da elliye yakın, 
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. 
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, 
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla 
                                    yani, duvarın ardındaki dışarıyla. 
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım 
          hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak... 
                                                                      1948 
3 
Bu dünya soğuyacak, 
yıldızların arasında bir yıldız, 
                       hem de en ufacıklarından, 
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, 
                       yani bu koskocaman dünyamız. 
Bu dünya soğuyacak günün birinde, 
hatta bir buz yığını 
yahut ölü bir bulut gibi de değil, 
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak 
                       zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. 
Şimdiden çekilecek acısı bunun, 
duyulacak mahzunluğu şimdiden. 
Böylesine sevilecek bu dünya 
"Yaşadım" diyebilmen için... 


Ağacı sevecektiniz,
Yoldunuz, dal bırakmadınız...
Yılına al bırakmadınız,
Yemişini yiyecektiniz.

Kadını sevecektiniz,
Aldınız, ver bırakmadınız..
Sevi'ye yer bırakmadınız,
Ona ben değil, sen diyecektiniz.

Büyünürken zamanla,
Küçüldünüz zamanla,
Arıları kovdunuz dumanla,
Kovanda bal bırakmadınız.

Sobayı söndürdünüz,
Isıyı öldürdünüz,
Hava basıp üfürdünüz,
Mangalda kül bırakmadınız.

Parayla yamalı bohça'da,
Kapanık, dar bir açıda,
O caanım ikili bahçede
Bir renk, bir gül bırakmadınız.

Bir eliniz vardı, bir cebiniz,
Başınıza vurdu keliniz,
Alıp sattınız hepiniz,
Depoda mal bırakmadınız
.
 

 

 

 

 

 

 

Memleket İsterim


Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikayet ölümden olsun.
                                                                                                                                                                                      CahitSıtkıTarancı

 

Ben Aşk Adamıyım

Dolaştığım denizlerce düşünüyorum,
Bineceğim son gemi değil midir
Hayır sahibi omuzlarda giden tabut.
Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer,
Derdim ki: "Elbet bir ağlayanım olur benim de;
Ramazan geceleri Yasin okuyanım,
Baharda kabrime menekşe getirenim de."

Fakat bütün bunlar da olur,
Yine tasa etmem,
Yine kırılmam kimseye.
Ben aşk adamıyım,
Sevmeye geldim insanları,
Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye;
Hesapsız, karşılıksız,
Ayrılık gayrılık gözetmeden.
Gün gelip gidersem şayet,
Öyle severekten gideceğim ki,
Karanlık kıyılardan bile olsa,
Candan selamlarım,
Civarımdan geçecek gemileri;
Güneşli gemileri;
Şarkılı gemileri;
İçlerinde kendim varmışım gibi!

 




Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayâl görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..
 

Necip Fazıl Kısakürek

 


Sayac